Toros Dağları’nın serin yamaçlarından doğarak Alanya’ya hayat veren Dimçayı, doğal güzelliği, buz gibi suyu ve eşsiz piknik alanlarıyla bölgenin en gözde rekreasyon merkezlerinden biridir. Şehir merkezine yaklaşık 15 dakika uzaklıkta bulunan Dimçayı, yaz sıcaklığından bunalanlar için tam bir kaçış noktasıdır. Çay boyunca yer alan restoranlar, su üstü platformları, doğal havuzlar ve serin gölgeli alanlar; aileler, arkadaş grupları ve doğa severler için ideal bir ortam sunar.
Dimçayı’nı ziyaret edenlerin mutlaka görmesi gereken diğer
bir doğa harikası ise, bölgenin en büyük ve en etkileyici mağaralarından biri
olan Dim Mağarasıdır. Deniz seviyesinden 232 metre yükseklikteki Cebel-i
Reis Dağı’nda konumlanan bu görkemli mağara, yaklaşık 1 milyon yıllık
oluşum süreciyle ziyaretçilerini büyüleyici bir yeraltı yolculuğuna çıkarır.
Toplamda 360 metre uzunluğundaki yürüyüş güzergâhı boyunca
mağaranın içinde yer alan dev sarkıtlar, dikitler ve mineral oluşumları
görenleri adeta başka bir dünyaya götürür. Dim Mağarası’ndaki doğal nem ve
temiz hava, özellikle solunum yolları için rahatlatıcı bir etki sunar.
Mağaranın sonunda yer alan küçük gölet ise ziyaretin en etkileyici
noktalarından biridir.
Hem Dimçayı hem de Dim Mağarası, doğa ile iç içe, serin,
huzurlu ve unutulmaz bir gün geçirmek isteyenler için eşsiz bir destinasyondur.
Doğanın dinginliğini keşfetmek, Alanya’nın saklı güzelliklerini görmek ve
şehrin kalabalığından uzaklaşmak isteyen herkes için bu bölge mutlaka ziyaret
edilmesi gereken bir yerdir.
Alanya’da doğanın serinliğini ve gizemini bir arada
yaşamak istiyorsanız Dimçayı ve Dim Mağarası sizi bekliyor.