Olympos’a giden yolu geçerken birden sessizlik başlar. Şehir sesleri geride kalır, yerini kuşların sesi ve reçine kokusu alır. Yol kıvrıla kıvrıla denize inerken, karşınıza dev çam ağaçları, sarmaşıklarla kaplı taş duvarlar çıkar. Burası doğanın kendi kurallarına göre yaşadığı bir yerdir.
Antalya’nın en özgün duraklarından biri olan Olympos, yıllardır sırt çantalı gezginlerin, doğa severlerin ve şehirden kaçmak isteyenlerin buluşma noktası. Burada lüks oteller yerine ağaç evler, sahil boyunca uzanan patikalarda sessiz yürüyüşler ve gün batımında gitar sesleri vardır. Her şey biraz eski, biraz eksik ama tam da bu yüzden gerçektir.
Antik kentin kalıntıları, sahile inen orman yolunun sonunda sizi karşılar. Yüzyıllar önceki taş duvarlar arasında yürürken, bir yanda tarih bir yanda deniz size eşlik eder. Gün batımında antik limandan denize girmek, Olympos’un belki de en sade ama en unutulmaz anıdır.
Ulaşım açısından bakıldığında bölge, Antalya şehir merkezine ve Kemer’e göre biraz daha içerdedir. Bu yüzden tatilciler çoğu zaman Antalya transfer veya Olympos havalimanı transfer hizmetlerini tercih eder. Uzun yolun sonunda doğayla baş başa kalmak isteyenler için bu konforlu ulaşım seçenekleri oldukça pratiktir. Özellikle yaz aylarında Olympos transfer servisleri, oteller ve pansiyonlar için düzenli olarak çalışır.
Burada zaman yavaş akar. Akşamları sahil sessizleşir, ateş böcekleri yollara düşer. Kimisi yürüyüş yapar, kimisi sahil kafelerinde oturur. Olympos’ta herkesin kendi sessizliği vardır; belki de burayı özel yapan şey tam olarak budur.